Tuesday, December 15, 2009

UnitedNations(UN), BirleşmişMilletler(BM) -3-

Ve geldik kapalı kapıların ardında neler olduğunaaa....Bu salon GenelKurul Salonu olarak geçiyor ki eminim birçoğunuzun haberlerden aşina olduğu bir böle. Hatta NicoleKidman'ın başrolünü oynadığı Çevirmen filminden en çok tercüman odalarının gizli köşelerini hatırladığım salon. BirleşmişMilletlere üye olan bütün ülke temsilcilerinin, başkanlarının kısacası en önemli yetkililerinin gelip konuştuğu, önemli kararlar genel ve en büyük salon diyebiliriz....Bu salonda ise tam anlamıyla Dünya'nın rotbalans ayarları yapılıyor diyebiliriz.... Burası BM GüvenlikKonseyi... Konseyin 5 daimi üyesi olan ABD, Çin, İngiltere, Fransa ve Rusya'nın yanı sıra iki yılda bir değişen 10geçici üyesi bulunuyor...Geçici üye ülkelerden biri olan Türkiye'nin ve temsilcimizin masasını oralara kadar gitmişken ziyaret etmek olmazdı değil mi? Yorumu ise size bırakıyorum artık :)BM hakkında ki ilk postumda da belirttiğim gibi gerçekten kapalı kapılar buralar ve turistlerin, öğrencilerin değil salonlar yoğun olduğunda çalışanların bile giremediği toplantı salonları ama girdikten sonra da kendinizi hem çok önemli hem de çok önemsiz hissettiğiniz atmosferler ki arada bir lazım böyle şeyler Dünya'nın bizim memleket etrafında dönmediğini daha iyi farkedebilmek için....

UnitedNations(UN), BirleşmişMilletler(BM) -2-

BirleşmişMilletler'in koridorlarında gezmeye başlarken öncelikle kurumun yapısı ve geçmişi ile ilgili gerekli bilgilere ulaşırken aynı zamanda da gerçekten Dünya'nın Merkezinde olduğunuzu her geçen dakika daha da hissetmeye başlıyoruz. Hele bir de yanınızda benim ki bir rehberiniz var ise en ince detaylara hatta kulis dedikodularına bile ulaşabilirsiniz :)
Tabii ki herşey bilgi ve özellikle öğrencilere kurumun amalarıyla ilgili önemli noktaları gösterme -öğretme-amaçlı. Bu kadar büyük ve ciddi bir kurumun koridorlarında gezerken bile yakın tarih ile ilgili onlarca şeyi sıkılmadan öğrenebiliyorsunuz. Ben bile BM konulu bir çok ders almış olmama rağmen yine de nekadar yüzeysel bilgilerle olan bitene uzak kaldığımı farkettim ki eminim birçoklarının hemen hiçbirşey bilmediğini farketmesi garipsenmeyecektir.... Bu duvar ise BM Genel Kurulu'nun 1948'te yayınladığı İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin maddelerine ayrılmış ve herbirini tek tek okumada geçemiyorsunuz.... aynı zamanda çocukların elinden çıkan resimlere de şahit olmuş oluyorsunuz....
* "UN, insanlığa cenneti getirmez ama onları cehennemden korur." şeklinde çevirebiliriz. Daha iyi önerileri olan varsa lütfen yardımcı olsunlar. Duvarlarda ki diğer yazılar çevirmek istemedim çünkü anlamlarının tam karşılığını ya "Türkçe" veremiyor yada ben veremiyorum. Keza Beyannamenin tam çevrilmiş halini okuduğumda bile aynı şeyi düşündüm ki daha başarılı bir çeviri tabii ki ama bir yere kadar işte.... :)
Tüm UN çalışanları nezdinde kuruma verilen Nobel Barış Ödülü ve temsili UN savaş bölgesi noktası....

Sunday, December 13, 2009

UnitedNations(UN), BirleşmişMilletler(BM)

Dünya'nın Merkezine Yolculuk Başlıyor....
Yaklaşık bir ay önce yaptığım BirleşmişMilletler ziyaretimi birden fazla parçaya bölüp yayınlayacağım çünkü çok fazla fotoğraf var elimde ve hepsini paylaşmak istiyorum.... Ve BM maceram RooseveltIsland'dan teleferiğe binerek başladı pek bir havalı havalı:)
(RooeveltIsland, Manhattan Adası ile Queens arasında kalan küçücük, boyuna uzanan bir adadır. Hakkında ki bilgi ve fotoğraflar geniş geniş yayınlanacaktır en kısa zamanda)
Teleferiğe bindiğiniz anda sağa sola, nereye bakacağınızı şaşırsanızda en güzel manzara gece yakalanır ki şehrin iki yakasına selam veresi gelir insanın....
1951 yılından beri "milletlerarası" sorunların yükünü taşıyan BM Merkez binası, şu anda geniş bir tadilata alınmış vaziyette. İnşaat halinde olan ikiz kulelerin yerine yapılan binalara taşınması da gündemde olan BM'nin iç ve dış onarımının 2013'e kadar tamamlanması ve 1.9 milyar dolara mal olması bekleniyor...
What a Wonderful World It Would Be If All the Guns Were Knotted...

1988 yılında Luxemburg tarafından BM'ye hediye edilen "KnottedGun", " non-Violence" simgesi ile binanın giriş kapısından hemen önceki bahçede, adeta tüm milletlere barış simgesi veriyor ki anlamını açıklamaya pek gerek yok sanırım. İlginç olan şey ise şudur ki heykeltraşın, heykeli tasarlamasına yardımcı olan ilhamın, John Lennon'un ölümü ile geldiği söylenir. Doğrumudur değilmidir resmi bir açıklama yoktur ancak yine de anlamlıdır hem ilham hem de sonuç için....Gün içinde sürekli turist ve öğrenci ziyaretlerinin olduğu, adeta NewYork'un gezilmezse dönülmez merkezlerinden biri haline gelen BM Binası'nda tahmin edeceğiniz gibi giriş ve çıkışlar yoğun güvenlik önlemleri altında yapılıyor. Benim "escorted" kartımın sebebi ise ucundan azcık torpilli bir giriş yapmış olmamdı ki ilerleyen fotoğraflarda kapalı kapılar arkasında neler olduğunu da göreceksiniz:)
Her köşede bir hikayenin ve tarihin olduğu, belki de NewYork'un girilmesi en zor ve aynı zamanda da en kolay binalarından biri olan BM Binası'nın şimdilik içine kadar gelebildik :) ....ve bu kez de yüksek camların arkasından NewYork'un nasıl göründüğüne bakarak ikinci posta doğru yol almaya devam ediyorum....

Wednesday, December 9, 2009

Teşekkürler Maydanoz

Maydanoz BlogTopluluğu duymayanınız var mı?

Adamın biri delirmiş bütün blogları biraraya toplamaya karar vermiş ve bunu kendi blogundan yapıyor... Ve o kendi deyimiyle; "Net aleminde tanınan ve mıncıklanarak sevilen, o yüzden de canı çok yanmış blogzede biri." Ayrıca açıklaması da şudur ki; "Maydanoz kendi çapında tamamıyle yekpare gönüllülük esasına dayalı, blogların açık dizinidir. Maydanoz blog seçiminde objektifliği ön plana alır, bir de çalışan blogları. Maydanoz bir terazidir. Burcunun bütün özelliklerini ve güzelliklerini taşır."

Ve maydanozu izlemeye başlarsanız eğer gelir size bakar sonra bakın kim geldi aramıza der ve kocaman olmaya başlayan dünyamıza yeni renkler eklemeye başlar.... Burçtaşım maydanozun benim için ayırdığı yer ise burada.... Herkes terazilerin ve maydanozun mucizesine inanmaya başlayacak derdim de kimse inanmazdı bana:)

Tuesday, December 8, 2009

Queen, Gaga ve Latex...

Ve BayanGaga Kraliçenin Huzurunda....Lady Gaga, Royal Variety Performance kapsamında sahneye çıktı. İngiltere'nin Blackpool şehrinde gerçekleşen etkinlikte "Speechless" adlı şarkısını seslendiren Lady Gaga, Kraliçeye Latex kırmızı elbisesi ile selam verdi ve acaba havadan sudan neler konuştular....
Okuldan gelen teknik bilgilerle başlayan ve bloggerlık ruhuyla devam eden bu post için yani BayanGaga'nın kılığı ve kıyafeti ve de Kraliçenin onunla ne konuşmuş olabileceği ile ilgili yorumlarınızı bekliyorum...

Çünü ben bakakaldım hatta "speechless" demek tam da günün anlam ve önemine uygun düşecek gibi ha?....

Sunday, December 6, 2009

BrezilyaAteşiyleYananAyşegül

"Once Upon A Time in Rio".....
Out All Night Ankle Boots, Made in Brazil, circa early 1980s....

marked a size 6 1/2 b. (ve hikayemiz buradan sonra başlar)

Hala evlenecek bir adam olmasada ufukta, ben düğünümde giyeceğim ayakkabılarımı buldum ... Diyemedim bile kalan numaraya bak ayağımın yarısını bile almaz veee demek ki neymiş ayağıma göre bile bir ayakkabı yoksa bu kızın düğünü için burda daha da iki cihan bir araya gelse evlenmem ben artık..... Hayatımda ilk defa heves bile etmiştim şu düğün dernek işlerine o bile kursağımda kaldı beee.... Sizce de mükemmel değiller mi? Ve sizce de sadece bu ayakkabı için bile evlenilmez mi:)) Abarttım tamam ama sanırım çok uzun zamandır bir ayakkabıya bu kadar vurulmamıştım, birden elim ayağım birbirine dolaştı:(
Bu asil bebekler 80'lerin başından kalma bir brezilya yapımı... Bunun gibi ayakkabılar ve bakmaya doyamayacağınız bir sürü vintage elbise için satıcının etsy.com'da ki adresine yada kişisel bloguna 13bees' den ulaşabilirsiniz....


P.S:
etsy.com'u ben yeni keşfettim ama tüm vintage bölümünü ziyaret etmenizi şiddetle tavsiye ederim... Satıcıların çoğu uluslararası çalışıyor ve birden fazla ürün alındığında ödemeniz gereken kargo ücreti nerdeyse Amerika içinden yaptığınız alışverişlerin kargosuyla aynı fiyata geliyor... Hatta ben döndüğümde benimle buralardan toplu alışveriş yapacak olan varsa beri gelsin:))

Friday, December 4, 2009

ChristmasSpirit in NYC

Daha önce NewYorkCity'de en sevdiğim ayların Ekim ve Aralık olduğunu söylemişmiydim:)
Çünkü Ekimde sonbaharın güzelliği vurur şehrin üzerine, Aralıkta da kışın soğuk yüzüyle birlikte tabii ki Christmas ruhu vurur herbiryana.... Ve ben en çok bu zamanlarda bayılıyorum şehrin sokaklarında başıboş yürümeye, ordan oraya parlayan ışıkların peşinden amaçsızca dolaşmaya....
Geleneksel açılışının iki gece önce yapıldığı RocefellerCenterChristmasTree (açılıştan önceki yazım burada) bu yıl gözüme daha küçük geldi sanki halbuki ağaç hep aynı ağaç ama herşey ilk görüşte güzel oluyor demek ki:)

Wednesday, December 2, 2009

Karla ile Betty'nin Ayakkabıları Vol.1

BETTY'S SHOES (Le Shoes de Betty)
SIGERSON MORRISON
OASIS
JANET&JANET
LOTUS
ASOS BOOTS
KARLA'S SHOES
PRADA CATHYJEAN
CATHYJEAN \ ALDO
PLEASER BOOTS
Devam Edecek....

Karla ile Betty'nin Ayakkabıları

Siz hala Jane yani SeaofShoes diyorsanız eğer ben bu kıza gün geçtikçe sinir olmaya başladıgimi hemen belirteyim... Kıskandığım için mi sinir oluyorum hayır sadece annesinin sırtından meşhur olup, dünyayı gezip, para kazanıp ayağında binlerce dolarlık ayakkabılarla poz verirken sanki onları 5-10dolara almış gibi yapmasından sinir oluyorum... Hatta ve hatta sıradan bir genç kız gibi davranırken her geçen gün daha da zayıflamasından, saçının, başının rengini değiştirmesinden ve markalara koleksiyonlar hazırlayıp onlar için modellik yaparken sanki evde eğlenerek fotoğraflar çekmişte koymuş gibi yapmasından sinir oluyorum... bir de duymayan varmıdır bilmiyorum Tiva denen bücürük var ki ona olan gıcıklığımın sebeplerini başka bir postta paylaşacağım... Aslında herkes ve hepimiz aynı şey için buralarda saatlerimizi geçirip, kafa patlatıp birşeyler yaratmaya ve yapmaya çalışıyoruz ama şimdilik ben sinirim işte herşeye....Şimdi tüm bunların bu postla hiçbir alakası yok aslında ben kendime sinir olmuşum ona buna çatmışım ama doğrudur da bir nebze bu düşünceler ama gerçek şudur ki ben taraf tutmaktaymışım.... Ve de en sevdiğim ve de en güzel blogger olan Betty'nin yani LeBlogdeBetty'nin ve de Karla'nın yani Karla'sCloset'in en sevdiğim ayakkabılarını şimdi farkettim ki!! farkında olmadan toparlamışım geçen zaman içerisinde... Ve karar verdim ki bunları ara ara paylaşmak lazım.... siz de benim gibi saçmalayın böle işlere kalkışmayın, açın açın buradan hepsine birden bakıverin diye:))

Hatırlıyormusunuz??

Related Posts with Thumbnails