Tuesday, November 17, 2009

Biri Bana da Anlatsın...

Bu post HepimizAynıMahalleninÇocuklarıyız'ın BiriBanaAnlatsın başlıklı yazısından esinlenilerek yazılmaya başlanmıştır... Aslında esinlenmekten çok tam da gizliden gizliye düşündüğüm şeyleri yazmışta, ben okuyunca hah işte yaaa bin yaşa sen emi diyivermişim farkına bile varmamışım... Özetle yazının konusu şudur ki hergün boy boy fotoğraflarına baktığımız, pek sevdiğimiz, modabloggerları giydikleri kıyafetleri gerçekten yollarda, sokaklarda rahatça giyip gezebilmektemidirler... (hayır ben burada hep gaza gelip onlar giyiyorsa bende döndüğümde giyebilirim diye alışveriş yapıyorum da...) Soru2; kıçlarını başlarını kapama ihtiyacı duymadan, ayaklarında ki topukluları babetlerle değiştirmeden metroya, otobüse binip, sokaklarda cirit atabilmektemidirler... .Tüm bunların cevabı eğer "evet" ise -tabii ki TürkModaBlogger'ları için bu mevkiler, mekanlar, yollar ve sokaklar nerelerde ikamet etmektedir bilelim ki biz de kesin dönüş yaptığımızda buralardan aldıklarımızı dolaplara kilitlemek zorunda kalmayalım... Ayrıca giyinilen en ufak değişik kıyafet yada yapılan en ufak fazla makyaj yada takılan edilen değişik birşeyler karşısında insanların düğüne mi geldin yada ne şimdi bu üstünde ki gibi anlamsız benzetme ve bakışlarına karşı nasıl göğüs gerilmektedir... Bir taktiği varmıdır? Varsa da nedir ve hatta nasıl geliştirilmiştir? Şimdi karın ağrımızın sebebi buraya kadar doğrumudur diye sevgili Oz-T'ye sorduktan sonra bende aynı sorularla birlikte yenilerini sormaya devam etmek isterdim ama şimdilik bu soruların cevabını alsam yetecek... Cevaplardan tatmin olursak belki ikinci bir post yaparız belli olmaz ....

P.S: Fotoğraflar SeaofShoes, The Sartorialist ve LeBlogdeBetty'den alınmıştır....

4 comments:

MODA CADISI said...

Kendi adıma konuşayım, post ettiklerimin hepsini giyiyorum, dolaşamayacağım kıyafetleri giyip öyle fantazi fotoğraflar koymuyorum :) Ev ve iş yeri için kesin yer detayı vermek istemiyorum ancak ikisinin de Şişli/Nişantaşı Bölgesi'nde olduğunu söyleyebilirim. Yürüme mesafesinde oldukları için, ya taksi veya yayan olarak gidip geliyorum, bu durum istediğimi giymemi daha da kolaylaştırıyor. İnsanların garip/hayret dolu veya nasıl bakıyorlarsa o bakışları hiç mi hiç umurumda olmuyor, onları umursamamakta önemli bir detay :))

DENiZ said...

Aysegul benim de kafama takilan sorulari esprili bir dille anlatmissin ;p Biz ne yapicaz burdan donuncelerim cok vardir benim ;) sokaklarda ozgurce nasil fotograf cekilicez, minileri nasil giyicez, burda kiyafetlerin bu ucuzluguna alisip Turkiye'de 5-6 kati paralari nasil vericez vb. Bilmiyorum bilemiyorum??

http://www.denizbaran.com/

Anonymous said...

tam olarak beni anlatmıssın yazın yawrum...artık giydiğim bazı kıyafetleri -adidas eşofman altına topuklu gibi :)- görenlerin bu ne hal demesini istemiyorummm, nedir bunun taktiği? 3-4-4? Yazılı bildirim istiyorum...boardda taktik olarak verilmesini istiyorum ... neden olmasın...çok mu garibiz biz,farklı şeyler giyersek bu dünyadan aforoz mu ederler,yoksa füzeyle aya mı gönderiliriz....iyidir hoştur deişiklik yapmak.. hayır kendimi solaryuma mı adayayım,chanel çantalara 153112123 dolar mı vereyim,ne yapayımmm....son sözüm budur..bi daha da dahil olmam konulara ...

Z FASHION said...

Şimdi şöyle bir durum var, gerçekten Türkiye de yurtdışındaki şartlar yok ve bırakın miniyi topuklu ayakkabı bile olduğundan fazla dikkat çekiyor, bu doğru.

Ben bloga giymediğim bir kıyafet koymuyorum, zaten genelde hafta içi okul-ev-iş arası gidip geldiğim için topuklu ayakkabı tercih etmiyorum. Haftasonuysa, biraz çevreyle alakalı olarak giydiklerin sırıtmıyor... Ben halimden memnunum, bakışlara çok da aldırmamak gerekiyor. Önemli olan senin o kıyafetle ne hissettiğin, başkalarını takmaya başlarsak oohooooo :)

Hatırlıyormusunuz??

Related Posts with Thumbnails